BAŞARISIZLIK NEDENLERİ ANKET UYGULAMASI SONUÇ RAPORU

(1/1)

VERDA:
BAŞARISIZLIK NEDENLERİ ANKETİ SONUÇ RAPORU

Öğrencilere uygulanan Başarısızlık Nedenleri Anketi sonuçlarına  göre alınması gereken tedbirler aşağıya çıkartılmıştır. Ankete 1374  liseöğrencisi katılmıştır. Buna göre;

1-   Öğrencilerin % 68,7’si 18. maddeyi işaretlemiştir. (Bir üst öğrenime devam şansım az olduğu için)
2-   Öğrencilerin % 49,3’ü 30. maddeyi işaretlemiştir. (Sınavlarda çok heyecanlandığım için.)
3-   Öğrencilerin % 48,3’ü 1. maddeyi işaretlemişlerdir. (Bir önceki okuldan ya da sınıftan iyi yetişmemiş olduğum için)
4-   Öğrencilerin % 47,6’sı 27. maddeyi işaretlemişlerdir. (Verimli ders çalışma yöntemlerini bilmediğim için)

Yukarıdaki dört maddenin genel değerlendirilmesine göre; öğrencilerin temel eğitimden kaynaklanan eksiklikleri nedeniyle lise eğitimine hazır olmadığı, bir başka deyişle lise eğitimine ayak uydurmada zorlandığı açıktır. Buna göre okulumuza öğrenci kaynaklığı eden ilköğretim okullarıyla sıkı bir iş birliğine gidilmesi şarttır. Bölge koordinatör okulunda bu konu, okul müdürleri ile yapılacak toplantıda ele alınmalıdır ve öğrencilerin temel eğitim ve çalışma alışkanlıkları konusunda ilköğretimden itibaren yetiştirilmesinin tedbirleri alınmalıdır.
            
   Öğrencilerin verimli ders çalışma yöntemleri konusunda uzman desteği ile bilgilendirilmeleri ilköğretimin ilk kademesinden itibaren yapılmalı ve bu konuda rehberlik etkinlikleri içerisinde yer alan verimli ders çalışma alışkanlıkları kazandırma ile ilgili etkinlikler titizlikle uygulanmalıdır. Bu çalışmalar yapılırken kontrol mekanizmaları mutlaka devreye girmelidir. Kontrolü yapılmayan çalışmalar öğrenciyi sorumsuzluğa itecektir.
 
Ayrıca İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerimizle işbirliğine gidilerek öğrenci yetiştirme politikaları ve yöntemleri üzerinde görüş alışverişinde bulunulmalıdır. Gerek görülmesi halinde de Bakanlığımızın ilgili birimlerine görüş ve öneriler rapor halinde sunulmalıdır.
Yukarıdaki problemler hemen hemen her eğitim bölgesinin ortak sorunları arasında yer almaktadır.
  
5-    Öğrencilerin % 45,7’si 13. maddeyi işaretlemişlerdir. (Bedensel rahatsızlıklarım olduğu için.)

Bu maddenin değerlendirilmesi ise öğrencilerin ciddi bir sağlık problemleriyle karşı karşıya olduklarını göstermektedir. Bölge okullarımızda bu konuda ciddi bir sağlık taramasının yapılması zorunluluğunu ortaya koymaktadır.

6-   Öğrencilerin % 45’i 20. maddeyi işaretlemişlerdir. (Bazı öğretmenlerin dersleri düzeyimize uygun olarak anlatmadığı için.)

Bu maddenin değerlendirilmesini yukarıdaki 1. maddeyle ilişkilendirmekte yarar vardır. Öğrenci temel eğitimde yeterli bilgi ve becerilerle eğitilemediği için lise eğitiminde zorlanmaktadır. Öğretmenler derslerini işlerken her öğrencinin temel kavramları bildiğini varsayarak eğitimlerini vermeye çalışmaktadır. Bu durumda öğrenci derslere bir müddet ilgi göstermekte ve süre ilerledikçe dersi anlamamaya başlamaktadır. Bu durum öğrencinin derslerden ve okuldan soğumasına neden olmakta ve okulda disiplin olayları ve devamsızlık sorunlarının ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Yukarıdaki maddeye göre açıklanmaya çalışılan nedenlerin en aza indirilebilmesi için okul öğretmen kurulu toplantılarında, zümre öğretmenler toplantılarında ve okul öğrenci meclisi çalışmalarında mutlaka gündem maddeleri arasına alınması ve tartışılmasında büyük yararlar olacaktır. Ayrıca koordinatör okul müdürleri toplantılarının da gündem maddelerinin arasında mutlaka yer alması gerekmektedir. Buna göre bölgede tedbirler alınarak tüm bölge okullarında çalışmaların yapılması başarının arttırılması için oldukça önem arz etmektedir.

7-   Öğrencilerin % 42,6’sı 29. maddeyi işaretlemişlerdir. (Sınıf içinde birtakım olumsuzluklar –gürültü, arkadaş edinememe vb- olduğu için.)

Bu maddenin değerlendirilmesinde öğrencilerin yine temel eğitimden getirdikleri alışkanlıkların büyük rolünün yanında, sınıfa derse giren öğretmenlerin sınıf yönetimi alanında yetersiz kalmaları büyük rol oynamaktadır. Sınıf hâkimiyetinin sağlanamadığı ortamlarda öğrenciler dersi suistimal etmede oldukça mahirdirler. Bu olumsuzlukların önüne geçebilmek için öğretmenlerin yeterince öğreticilik ve eğiticilik unsurlarını taşımaları gereklidir. Bu unsurların kazandırılması için öğretmenlerin ciddi anlamda sınıf yönetimi konusunda hizmet içi eğitim almaları zorunludur.

Bunu yanında öğretmenlerin işlerinin kolaylaştırılabilmesi açısından disiplin kurallarının da gözden geçirilmesi ve eğitimin sağlam kurallarla ve ortamlarda yapılmasının yolları aranmalıdır. Tedbirleri alınmalıdır. Şu asla unutulmamalıdır “Disiplinin olmadığı yerde eğitim olmaz.”
  
8-   Öğrencilerin % 40,9’u 25. maddeyi işaretlemişlerdir. ( Sınıf geçme kolay olduğu için.)

Bu maddenin değerlendirilmesinde yine tüm sorunların kaynağını görmek mümkündür. Öğrencinin ilköğretimde sınıfta kalması neredeyse imkânsız gibidir. Hal böyle olunca öğrenci hangi şartlarda olursa olsun sınıfını geçmekte ve bir üst sınıfa devam etmektedir. Bilinçli aile ve öğrenciler bu süreçte ağır yaralar almaktadır. Çünkü çalışan ve çalışmayan öğrencinin ayrımı yapılamamaktadır. Çalışan öğrencilerde bir müddet sonra çalışmamaya başlamakta ve nasıl olsa arkadaşım 3–5 zayıfla sınıf geçiyor ben neden çalışayım mantığı öğrencide ağır basıyor.

Sonuçta çalışan öğrenci bile bir boş vermişliğin içine düşüyor. Gerekli olan temel bilgi ve becerilerden yoksun olarak yetişiyor. Üst öğrenimlerde de bunu acısını çekerek başarısızlığın pençesine düşüyor.

  
9-   Öğrencilerin % 38,8’i 7. maddeyi işaretlemişlerdir. (Derslerin bazılarını bir türlü sevemediğim için.)

Bu maddenin değerlendirilmesinde de öğrencilerin derse adaptasyonu ver dersin ilgi çekici hale getirilmesinin önemli olduğu ortaya çıkmaktadır. Her öğrencinin anlama, başarma ilgi ve yeteneği bir değildir ilkesinin gözden kaçırılmadan eğitim verilmelidir. Bir sınıfta anlatılan her hangi bir dersi öğrenciler farklı farklı şekillerde algılayıp öğrenirler. Hep aynı yöntemle anlatılan bir dersin sınıftaki bazı öğrenciler tarafından öğrenilmesi zordur. Bu nedenle dersi anlatan öğretmenin öğrenci çeşitliliğini iyi tanıması, dersinin içeriğini buna göre düzenlemesi, dersinde farklı öğretim metot ve tekniklerini bir arada kullanarak farklı öğrenci gruplarına da hitap edebilmesi gerekir.

Öğretmenin dersini olduğundan zor gösterme anlayışı, öğrencilere hitap şekli, derslerde belli öğrencilerle ilgilenip diğerlerini görmezden gelmesi vb. tavır ve davranışlarda öğrencinin derslerden kopmasının nedenleri arasındadır.

Dersin ilginç hale getirilerek günlük hayatta işlerine nasıl yarayabileceği gibi konular öğrencilerle tartışılarak ders aktivitesi ilginç ve çekici hale getirilebilmelidir. Bu yapılanma ise öğrencinin dersle bağının kuvvetlenmesine ve derse karşı ilgisinin artmasına yarayabilecektir.

10-    Öğrencilerin %31,4’ 2. maddeyi işaretlemişlerdir. (TV, oyun, eğlenceye çok zaman ayırdığım için.)

Bu madde de öğrencilerin çocukluk çağından itibaren verilmeyen sorumluluklarının eksikliğinden bahsetmek mümkündür.  Sorumluluk kavramı ailede başlayarak eğitim kurumlarında kazandırılan en önemli yeterliliktir. Öğrenciler maalesef aile ortamından başlayarak gerekli sorumluluk bilinciyle yetiştirilememektedir. Bunu sonucunda öğrenci sınırlarını ve sınırlılıklarını bilememekte ve planlamasını yapamamaktadır. Plansızlık ise öğrenci başarısını temelden sarsmaktadır.

Bu konuda okullarda anaokullarından başlanarak kapsamlı bir aile eğitimi verilerek aileler bilgilendirilmelidir. Ailenin bilinç düzeyi arttırıldıkça toplumsal sorumluluk anlayışı gelişecektir. Bu gelişme ise başarı düzeyini kademeli olarak arttıracaktır.
  
11-    Öğrencilerin % 27’9 u 22. maddeyi işaretlemişlerdir. (Başarılarım takdir edilmiyor diye yeterli çabayı gösteremediğim için.)

Bu maddenin değerlendirilmesini 2.madde çerçevesinde ele almak yararlı olacaktır. Bunun yanında okul öğrenmelerindeki başarılarda okul idaresi ve öğretmenlerin işbirliği içinde değerlendirilerek öğrencilere gerekli motivasyon sağlanmalıdırlar.

Başarısız öğrenciler ise bu çalışmalar esnasında incitilmeden sistemin içine çekilmeye çalışılmalıdır. Küçük başarıları değerlendirilerek ödüllendirilmeli ve örnek bir rekabet ortamı oluşturulmalıdır.
 
12-    Öğrencilerin %26,4’ü 24. maddeyi işaretlemişlerdir. ( Okulda aşırı baskı ve disiplin olduğu için.


Bu maddenin değerlendirilmesinde ise okulda disiplin kurallarını öğrencilerin yeterince bilinmediği kanaati oluşmuştur. Bunun için öğrencilere rehberlik etkinliklerinde disiplin kurallarının önemi ve uyulması gereken kurallar, çok iyi bir şekilde anlatılmalıdır.

Bunun yanı sıra öğrenciler arasında ayırım yapılmada adalet herkes için eşit uygulanmalıdır. Öğrencilerde farklı kişilere farklı uygulama yapıldığı kanaati oldukça yaygındır.

13-   Öğrencilerin % 23,8’i 11. maddeyi işaretlemişlerdir. (Sınıf rehber öğretmenim kişisel problemlerimle ilgilenmediği için.)

Bu maddenin değerlendirilmesine sınıf rehber öğretmenliği sisteminin etkiliği arttırılmalıdır. Bunun için rehberlik hizmetleri yönetmeliğinin ilgili maddesi gereğince bir sınıfın rehber öğretmenliğini yürüten öğretmen zorunlu olmadıkça sınıfını değiştirmemelidir ilkesi uygulanmalıdır. Bu ilke uygulanabildiği oranda öğretmen öğrencisini yıllar içerisinde daha iyi tanıyabilecek ve öğrencisini daha iyi yönlendirme imkânını yakalayabilecektir. Aksi durumlarda öğretmen öğrencisini tanıyıncaya ve sorunlarıyla ilgileninceye kadar öğretim yılı bitecek ve öğretmen öğrencisine gerekli yardımlarda bulunamayacaktır.

Öğretmenler kurul toplantısında bu durum tüm öğretmenlerle tartışılmalı ver gerekli kararlar alınmalıdır.

Başarısızlık nedenleri anketi uygulama sonuçları değerlendirilirken bazı özel durumlar burada değerlendirilmemiştir. Bunun nedeni sorunların kişiye özel olması ve sınıf içinde ya da aile içinde çözümlenebilecek sorunlar olmasındandır. Bu durumdaki problemler sınıf sonuçlarına göre sınıf rehber öğretmenleri tarafından sınıf içi uygulamalarda değerlendirilmelidir. Çok özel sorunlarda ise uzman yardımına başvurulmalıdır.



                                     21.04.2010

HALİL İBRAHİM ÖZKAN
PSİKOLOJİK DANIŞMAN

Navigasyon

[0] Mesajlar